0 342 235 49 49

Korneal Cross-linking

Keratokonus, kornea denilen ve gözün en önündeki saat camı gibi olan saydam kırıcı tabakanın ilerleyici bir şekilde incelerek öne doğru konik tarzda uzaması şeklinde tanımlanabilir. Kadınlarda daha sık görülür. Korneanın kırma gücünü değiştirerek orta veya ağır derecede düzensiz astigmatizma ve bulanık görmeye sebep olur. Keratokonus hastalığının son evresinde korneada şişme ve beyazlaşma görülebilir.

Hastalık genetik geçiş özelliğine sahiptir ve keratokonus şeklinde görülür. Hastalarda sürekli artan düzensiz astigmatizma, miyopi vardır, iki taraflı tutulum olur. Hastaların en büyük şikâyeti sık sık gözlük değişimi ama kısa süre sonra bu gözlüklerde yetersizlik ve görme bozukluğudur.Keratokonuskorneanın yaralanması, bazı özel göz hastalıkları ve sistemik rahatsızlıklarla birlikte olabilir. Uygun olmayan gözlere Excimer Laser ameliyatı yapılmasından sonra gözün saydam tabakasının zayıflaması durumunda da ortaya çıkabilir.

2.000 kişide bir görülen bu hastalığın tedavisine erkenden başlanmalıdır. Özellikle yakınlarında bu tür rahatsızlık olanların daha duyarlı olması gerekir. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarını belirli dönemlerde göz hekimine götürerek, dikkatli ve detaylı muayeneden geçirilmelerini sağlaması hastalığın tanısında büyük önem taşır. Keratokonus ön bulgusu saptanan kişilerde oluşan alerjik göz problemleri sürekli kaşıma ve ovalamaya bağlı olarak hastalığın hızlı ilerlemesine neden olur. Bu sebeple sık sık göz alerjisi problemi olan kişilerde muayene önemlidir.

Belirtileri genellikle ergenlik çağında ortaya çıkmaya başlayan hastalığın çocuk yaşta tanısı zordur, çok ayrıntılı muayenelerle belirlenebilir. Birçok hasta kendilerinde sadece “miyop astigmat” rahatsızlığı olduğunu zanneder. 20 ila 40 yaş arasında ilerleme gösterir. Bu dönemde gözlük numaraları sık sık değişmeye başlar ve hastalara her gittikleri göz uzmanı değişik numaralı gözlük reçeteleri verebilir. Gözlüğe rağmen hasta net göremeyebilir.

Teşhisi zor olan bu hastalık, durdurulmaması halinde körlükle sonuçlanabilir. Günümüzde özellikle gözlük kullanmak istemeyen Excimer Laser tedavisi düşünen hastalarda kornea incelemesi için yapılan topografik tetkik sırasında keratokonus hastaları tesadüfen yakalanabilmektedir.

Keratokonuslu Hastanın Kornea Topografileri

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Hastalığın erken dönemlerinde özel sert kontakt lensler kullanılır. Ancak kontakt lensler hastalığın ilerlemesini durduramazlar. Bu lensler kornea merkezinin bombeliğini, dolayısıyla astigmatı düzeltir ve net görüş sağlayarak görme arttırılabilir. Ancak, hastalık ilerledikçe bunlar da yetersiz kalır ve görme giderek azalır. Bir başka alternatif tedavi Intra Korneal Ring (INTACS) denilen, kornea tabakası içine bir halka yerleştirmek şeklindedir. İlerlemeyi kısmen önleyici olabilir.  Başka bir alternatif tedavi kornea nakli ameliyatıdır. Korneanakli ameliyatı, kornea bağışlarının yetersiz aynı zamanda pahalı olması ve üstelik vücudun % 15–20 oranında dokuyu reddetme olasılığı olması nedeniyle son aşamada tercih edilen bir tedavidir. Ancak son yıllarda etkinliği kabul gören bir tedavi olan; Corneal Cross Linking uygulamasıyla hastalığın ilerlemesi durdurulabilmektedir.

Yaşımız ilerledikçe korneal kollajen kalınlaşır ve sertleşir. 40 lı yaşlardan sonra sağlıklı kişilerde keratokonus bulgularında ilerleme olmaması bu nedenledir. Benzer bir durum şeker hastalarında (Diabetes Mellitus’da) görülür. Genç diabetli hastalarda bu nedenlekeratokonus bulgularında ilerleme olmaz. Corneal Cross Linking tedavi fikri buradan doğmuştur. Korneal kollajenin direnci arttırılırsa korneanın dayanaklılığı arttırılır ve keratokonusun ilerlemesi durdurulabilir. Ultraviyole A ve damla formunda riboflavin kullanılarak kornea kollajen lifler arasındaki bağların arttırılması ve korneanın daha dirençli hale gelmesi sağlanır. Bu tedavinin amacı ilerlemekte olan keratokonus hastalığını durdurmak, kırma kusurunu azaltarak görme kalitesini arttırmak ve kornea nakli (keratoplasti) gereksinimini ortadan kaldırmaktır.

Tedavi Öncesi Yapılan Tetkik ve Muayeneler:
• Gözlüksüz ve gözlüklü görme düzeyi
• Damlalı ve damlasız kırma (refraksiyon) kusuru
Kornea topografisi (korneanın ön yüzeyinin haritası)
Kornea kalınlığı
• Endotel hücre sayımı
Fundus (göz dibi) muayenesi

Bu tedavinin uygulanabilmesi için hastalığın ilerleyici olduğunun tespit edilmesi önemlidir. Yapılan ayrıntılı tetkikler sonucunda hastalığın ilerleyici olduğu ortaya konur ardından uygun olan hastalara tedavi uygulanır.

Riboflavin (B2 vitamini) Damlatılması :
• İşlem öncesi topikal anestezik damla ile göz uyuşturulur.
Topikal anestezik damla sonrasında künt bir spatül ile kornea epiteli mekanik olarak kaldırılır.
• Riboflavin solüsyonu epiteli kaldırılmış kornea üzerine 2 dakika ara ile 2’şer damla 20 dakika boyunca damlatılır.

CCL (Corneal Cross Linking) Uygulaması

UV Işığın Uygulanışı :
• 20 dakika sonrasında hasta biomikroskopa oturtulur.
• Ön kamarada riboflavin floresansı görüldükten sonra 370 nm UV kornea yüzeyinden 4–5 cm uzaklıkta yaklaşık 7 mm lik bir alanda 10 dakika uygulanır.
• UV tatbiki sırasında her 1 dakikada bir 2’şer damla Riboflavin damlatılır.
• İşlem sonrasında göze bandaj takılır, göz kapatılmaz.

Kornea epitelinin kendini yenileme özelliği olduğundan operasyon sırasında kazınan epitelyum yaklaşık 3 gün sonra tamamen iyileşir. Bu süre zarfında hastalar bir miktar ağrı, batma ve yanma hissi duyabilir. Tedavi sonrasında damlalar 1 ay süreyle kullanılır.

Yapılan tedavinin başarılı olup olmadığını 3 ay içinde öğrenebiliyoruz. Özellikle başlangıç ve orta evre keratokonus hastalarında görme kalitesi ve görme keskinliği artmakta; hastalığın ilerlemesi durmaktadır. Güvenli, ucuz ve uygulaması kolay bir yöntemdir. Yöntemin şu anda alternatifsiz olması ve yan etkilerinin olmaması en önemli avantajıdır.

CCL TEDAVİSİ OLMAK İÇİN “10 NEDEN”
1.)
Öncesinde hastanın herhangi bir hazırlık yapması gerekmez,
2.)Bilinen herhangi bir tehlikesi yoktur,
3.)İşlem ayaktan gerçekleştirilir, hastanede kalınması gerekmez,
4.)İşlem esnasında enjeksiyon ya da dikiş uygulanmaz,
5.)Tek seansta tamamlanır, tekrar gerektirmez,
6.)İşlem sonrası herhangi bir iz kalmaz,
7.)Uzun süre takip gerektirmez ve iyileşme süresi kısadır,
8.)Hastalığın ilerlemesini durdurabilmektedir,
9.)Kornea nakli gereksinimini ortadan kaldırabilir,
10.)Etkili ve kalıcı bir tedavi yöntemidir.

Körlükle sonuçlanabilen keratokonus hastalığının durdurulması için yapılan Corneal Cross Linking tedavisi Türkiye’de 7 yıldır başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.



Ayıntap Park Göz Tıp Merkezi ~ İletişim


Zorunlu Alanlar (*)

ÖZEL E-BÜLTEN ABONELİĞİ İÇİN KAYIT OLUN!

Özel Paylaşım , Promosyonlar ve Kampanyalardan Haberdar Olmak İçin Kayıt Olun!

Tarafıma SMS veya E-posta gönderilmesini kabül ediyorum

Zorunlu Alanlar (*)